Hello! Şu an 39. Haftaya girmiş bulunmaktayım... Sanırım en yoğun duyguların hissedildiği haftalar 38-40 arası... Ay nasıl bir ağlama krizleri, nasıl bir ilgi beklentisi içine girildiğini anlatamam... Sanki benimle prenses gibi ilgilenilmesini bekliyorum, hep bana sarılmasını beni öpmesini falan. Bundan sonra ki hayatımızın çok değişeceğinin farkındayım, sanırım biraz da korkuyorum. Ona bakabilecek miyim? aynı zamanda kendime ve eşime yeterinde vakit ayırabilecek miyim? Kafamda milyonlarca soru var. Tabi bir de sorun(lar)... Kimsenin okumadığından emin olduğum için bildiğiniz günlük\psikolog gibi kullanıyorum burayı :) Hiç bir şey yolunda gitmiyormuş, sıkışmışlık hissi var içimde... Beğendiğim şeyleri söylemekten çekindiğim, kalabalığın içinde kaybolduğum sadece eşimle kalmak istediğim aslında sessiz çığlıklar attığım bir dönemdeyim... Hamilelik depresyonu diye bir şey varmış. Gerçekten dibine kadar yaşıyorum! Sessizleşme, inatçılık, ben bilirimcilik, ilgi deliliği hep...
Her zaman gülmeyeceğiz ya bu sefer de duygusallaşalım... Hayatta size açılan kapıların size iyilik mi yoksa kötülük mü getireceğini ya da şöyle sorayım huzur mu yoksa hüzün mü getireceğini görmek ister miydiniz? İlk olarak ben cevaplıyorum! İstemezdim. Net! Çünkü yaşanan her şey iyilik, kötülük, huzur, hüzün, acı, mutluluk hepsi o kadar çok şey katıyor ki bize. Hayatta çok başarılı biri olduğumu söyleyemem. Hatta şunu iddia ederim hata yapanlar listesi olsa ilk 50'ye bile gireririm. (bir de sakarlar listesinde ilk 10'u zorlarım) Ama bunlar bana o kadar çok şey kattı ki. bazı acıları iyi ki yaşamışım diyebiliyorum şuan. Mesela kurumsal hayata ilk girdiğim zamanlardaki o kişi olmasa işimde bu kadar iyi olmaya çalışmazdım. Şuan çok karmaşık duygular içindeyim. Ben bundan önce o kadar çok çocuğun hayatına dokundum ki annelerin duygularını anlayabileceğimi düşünüyordum. Meğerse benim duygularım o güzel annelerin yanından bile geçemezmiş. Kızıyordum hatta sürekli her günün akşamı b...