Ana içeriğe atla

Ben Bir Çocuk Gelişimciyim!




 

Size bugün bahsetmek istediğim şey bir çocuk gelişimcinin dramı!


Bu konuyu ilk konum olarak seçtim çünkü ben tam (2022 yılı itibari ile) 15 yıldır çocuk gelişimi ile ilgileniyorum. 

Çocuk Gelişimi okumaya lise de başladım. 2007yılında Küçükçekmece Atatürk Anadolu Meslek lisesinde Sonra özel bir üniversitede ön lisans çocuk gelişimi ardından İstanbul üniversitesi Lisans Çocuk Gelişimi... 

Ben bu bölüme çok isteyerek girmedim. ilk önce moda tasarım sonra da bilgisayar programcılığını çok istedim. Ama kader beni Çocuk Gelişimi ile karşılaştırdı diyerek dramatik bir giriş yapacağım.

İlk başlarda çok sevmesem de sonradan çok sevmeye başladım. Onlarla oyun oynamak çok hoşuma gitti, onların dünyasında bir kahraman olmak, sırlarını paylaşabilecekleri arkadaşları olmak, hatta bazen sığınacakları liman olmak...

Harika duyguları yaşarken Pat!!! Özel sektör ile tanıştım. Öncelikle saçma sapan çalışma arkadaşları çıktı karşıma... Yapılacak işleri ben daha tam olarak bilmediğim için öğretmek yerine müdüre ya da koordinatöre şikayet eden tipler... Tabi bunlar bazen o kadar kötü düzeye ulaştı ki.. Tabi sonrasında müdürler, kurucular...

Türkiye'nin her yerinde bir şubesi bulunan özel bir kurumda yaşadıklarım beni o kadar üzdü ve sarstı ki..  Hem yeni mezun olduğum hem de annem hastalandığı bir dönem anneme ve babama destek olmam gereken bir dönem geçirdim ve kariyerime 1 yıl ara vermek zorunda kaldım. 

Bu ara beni biraz geriye attı ve bir kolejde "yardımcı öğretmen" olarak işe başladım.  Bazı insanlara gereğinden ve karakterinden fazla mevkii verirseniz bu onlara bir beden büyük gelir, işte tam olarak bunu yaşadım. İki yıl boyunca aynı özel kurumda yardımcı öğretmendim..  2 sınıf öğretmeni, 1 yardımcı öğretmen ve 1 temizlik personeli olmak üzere anaokulu bölümünde 4 kişi çalışıyoruz. 

Sınıf öğretmenlerinden biri "Zümre başkanı" sıfatını aldı ve benim o gün o kurumda zorlu çalışma günlerim başladı. temizlik personeli olduğu halde sınıfı temizletti bana çünkü tüm yetki Zümre başkanına verildi. Gün içinde hiç dinlenme zamanım yok.. Çünkü anaokulu öğretmenleri yemeklerini bile çocuklar ile yer. Branş derslerinde dinlenmek mi !? Haşa! Hatta onun yerine derslere ben girmeye başladım. Adam akıllı çalış demeler vs derken artık tak etti ve kurucudan randevu isteyerek bir bir anlattım her şeyi.. Ben o köklü kurumun farklı bir şubesine önce öğretmen daha sonra zümre başkanı olarak geçtim.. Diğer öğretmen bir yıl daha aynı kurumda çalıştıktan sonra özel sebeplerden ayrıldı ve daha sonrası hakkında bir bilgim yok.. 

Aslında anlatmak istediğim 10 yılı geçkindir çalıştığım mesleğimin en dibini ve en iyisini gördüm. Yeni mezun arkadaşlar size söylüyorum! Yılmayın baskılara boyun eğmeyin! Siz daha çok çalışın! hakkınızı savunun! Daha çok araştırın daha çok öğrenin hep okuyun ancak böyle aydınlığa çıkabilirsiniz Maaşlar artar kötü patronlar kötü iş arkadaşları gider! Bilgi birikimiz size kalır ve çok iyi yerlere gelirsiniz!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hadi Biraz Hamilelikten Bahsedelim!

  Selam Teoride Her Şeyi Bilen Ama Aslında Hiç Bir Şeyi Bilmeyen Anne Yeniden Selam, Şu an itibari ile içimdeki minik oğlan 32 hafta 4 günlük. Tabi bizim bir oğlumuz daha var Alex. Onu söylemeden geçemeyeceğim tatlı pofuduk kedimiz... Bu zaman ne kadar çabuk geçti anlayamıyorum. Sanki daha geçen hafta içim dışıma çıkana kadar kusuyordum.  Hadi size en başından anlatayım.. Bizim minik oğlanı öğrendiğimizde tarih 1 Eylül 2021'di. En son saat gece 22.00'da hastanenin acil kısmında doktorun odasında Ehad'a sarılmış ağlıyordum. Bu arada Ehad anlaşıldığı üzere benim eşim :).  Olay oralardan bugünlere nasıl geldi hiç anlamıyorum. Bugün hastane çantasını hazırlarken bu yazıyı yazmak geldi aklıma. Evet aşırı kutsal bu görevimiz biz kadınlar için erkeklerden daha farklı ilerliyor ama en azından benim için sadece fizyolojik olarak farklı ilerledi. 10 ile 18. haftalar arası felaket bir mide bulantısı ve kusma atakları, göğüs ve kasık ağrıları olarak. Zaten balık etli biriydim ve...

Herkese Merhaba!

  Merhabalar..!  Ben Ece The Anne aslında Ece The Drama Queen'i de seçebilirmişim.   Umarım yazılarımı okuyan birileri olur. Bu blog sayfasını açmak bile benim için büyük bir başarı! Çünkü spontane ve sonunu, getirilerini ve götürülerini düşünmeden hiç bir şey yapmam ve yaptım! İlk defa sadece 1 saatte karar vererek bir işe başladım. umarım b*ka batmam :)   Şimdi size kendimden bahsedeyim. Anlaşıldığı üzere adım Ece ve tam olarak adıma yakışır bir karakterim var. Çoğu zaman kendimi tam bir kraliçe gibi hissediyorum. Aynanın karşısına geçip "ay! Ne kadar güzelim" demek en çok sevdiğim şeylerden biri.   Neyse.. 28 yaşındayım (aslında 29 ama daha 29 yaşıma girmeme 2 ay olduğu için 28). Kendimi bildim bileli 30 yaştan korkan ve 30 yaşına yaklaşmış bir bireyim.    2019 yılında evlendim!!! Bence hayallerimdeki düğündü. Çünkü her detayını çok sevdim. En çokta eşimi. :)  İstanbul'da doğdum büyüdüm ancak şu an eşimin işi gereği Ankara'da yaşıyorum. Ama en...